1 Ocak 2010 tarihinden itibaren uçuşlarda sıvı kısıtlaması uygulanıyor. El bagajlarında 100 mlyi geçen sıvılara, jel, krem vb. el konuyor. Yılbaşında Kıbrıs’a dönerken başıma bir olay gelince ne menem bir şeydir diye araştırdığım bir konu oldu. Sırt çantamda 150 ml Dove krem var idi. Kremi epeydir kullanıyordum. Saat 5.30 gibi uçağa binmek için son kontrol noktasında bekliyorduk. Kontrol için güvenlik gelebilirsiniz dedikten sonra ben de çantayı cihaza bırakıp geçtim. Cihazın başındaki görevli bu çantada sıvı bir şey var diye seslendi bana. Ön gözde dedi. Evet krem var dedim. Açtı. Baktı 150 ml bir krem. 100 ml üzerini alamıyoruz dedi. Ben de uyku sersemi, o kullanılmış bir kutu, içindeki belki 100 mlnin altındadır dedim. Görevli gülümsedi. O da görevini yapıyordu. Ayakta duran bayan sert bir şekilde kutuyu aldı, baktı, bizim için bunu hacmi önemli dedi. Açıkcası tartışmanın bir anlamı yoktu. Onlar da bir kuralı uyguluyorlardı. Elimle söylendiği gibi para verip aldığım kremi çöpe attım.
Şimdi olayın benim açımdan garip noktalarına gelelim
* Güvenlik görevlisi kutunun kaç ml olduğuna üzerine bakarak karar verdi. Yani bir dahaki sefere sırf sistemi denemek için, aynı kremden alıp, üzerindeki 150 yi 100 yaparsam geçer muhtemelen.
* Görevli içine açıp bakmadı bile. Bana sordu ne var diye. Yani içine şu epeydir ortalarda olmayan domuz gribi koysam dahi bilgisi olamazdı.
* Elimle çöpe attım, o çok koydu.
Ben de bunun üzerine Ulaştırma Bakanlığı’na bir eposta attım. Epostam Sivil Havacılık Dairesine yönlendirilmiş ve bir yanıt geldi. Kısaca, bu 100 ml uygulaması 10 Ağustos 2006′da İngiltere’de ortaya çıkan terörist plan sonrasında sivil havacılık gündemine girmiş. 6 Kasım 2006′da çıkarılan 1546/2006 tüzüğü ile tüm AB üyesi ülkelerde ve İsviçre, İzlanda ve Norveç’te, ABD ve Kanada’da uygulanmaya başlamış. Türkiye de ECAC üyesi bir devlet olduğundan tavsiye kararına uyarak bu uygulamayı diğer devletlerdeki gibi aynı kurallar dahilinde uygulamaya başlamış. Neden 100 ml peki? Birleşmiş Milletler bünyesindeki Patlayıcılar Çalışma Grubunda yapılan araştırma, testler ve risk değerlendirmesi neticesinde sıvıların 100 ml lik kaplarda 1 litreklik poşette taşınması halinde (1 lt’lik poşete yaklaşık 6 adet kap sığmaktaymış) uçuşun emniyetini tehlikeye düşürmeyeceği sonucuna varılmış. Bilim adamları araştırmış bulmuş, bir şey diyemeyecem bu konuda. Peki bizde 100 ml olduğu nasıl anlaşılıyor? Baya, ya size soruyorlar ya da üzerindeki yazıları okuyorlar. Yani ben teroristlik yapmak istesem, alırım 200 ml sıvı patlayıcı, koyarım Dove krem kutusuna, yazıları bir güzel 100 diye düzenlerim, sorarlarsa da 100 der geçerim. Peki biz neden illa 100 diye uyguluyoruz? E çünkü diğer ülkelerde de öyle de ondan. Epostadaki şu satırlara bakalım:
“Ülkemiz yukarıda adı geçen uluslarası kuruluşların aldığı kararları ve berlilediği standartları uygulamakla yükümlüdür.”
Bu konudaki uygulama diğer ülkelerde hangi standartlarda uygulanıyor bilmiyorum. Belki de sadece Kıbrıs uçuşlarında bir acayiplik vardır. Standart denilen kavram sadece 100 sayısına bağlı bir şeydir diye de anlaşılıyor olabilir.
Siz siz olun, uçağa binerken el bagajınızda üzerinde 100 ml üzeri bir şey yazan herhangi bir kap bulundurmayın. İçi boş dolu farketmez.

February 5th, 2010 at 6:48 am
bunun piyasasi bile olustu, uzerinde “for flight” yazan lens sularindan aliyorum ben. Bir yere gittigim yok cantada tasimasi kolay oluyor, ama oldukca pahali. Su lens suyu, degil de baska birsey olsa,gozume girmeyecek, kesinlikle almam. kucuk kaplara doldururum!
February 5th, 2010 at 12:26 pm
Paranoyak gecinen Amerika’da da kontroller ayni sekilde etikete bakilarak yapiliyor. Bir de Schneier’in meshur deneyimi var konuyla ilgili: http://www.schneier.com/news-072.html